TARİHİMİZ KORKAKLARI YAZMAZ

 Bugün üzerinde yaşadığımız toplum, kimliğimiz, benliğimiz... Hepsi bizimdir ve milletimize emanettir. Atalarımız, her gün üzerinde durduğumuz bu toprakları büyük bedeller ödeyerek kazandı. Ancak biz, miras aldığımız değerleri koruyamayan bir toplum haline geldik.


Biz, kadın haklarına dünyada ilk kez sahip olan bir milletken, kadınımıza şiddetin ve cinayetlerin arttığı bir ülkeye dönüştük. Hayvanlara değer veren bir toplumken, dili olup da derdini anlatamayan canlılara eziyet eden, hatta cinsel saldırıda bulunan bir hâle geldik.


Köy okullarında eğitim bekleyen çocuklarımız varken, bir defterin fiyatını dahi kazanç kapısı hâline getirdik. Eskiden hayalleri olan, bilinçli bireylerden oluşan bir toplumken, şimdi bilgi adı altında öğrencilerimizin aklını tüketiyor, sorgulamayan, yalnızca ezber yapan nesiller yetiştiriyoruz.


Ülkemizin hayallerini hiçe sayarak yolumuzu kaybettik. Doğanın ve tabiatın güzelliklerini katlettik. Sularımızı, havamızı, çevremizi kirleterek adeta kendi kendimizi zehirledik. Modern bir toplum olma arzusuyla geleneklerimizi ve kültürümüzü yobazlıkla itham ettik.


Tüm bu sorunların ortasında, kendimizi bu hâle getirdiğimizi kabul etmek zorundayız. Evet, “biz” diyorum. Çünkü bunlar olurken hiçbirimiz gerçek anlamda harekete geçmedik. Hep çoğunluk ne dediyse, bir çobanın koyunları güder gibi peşinden gittik.


Artık “Neydik?” değil, “Ne olacağız?” sorusunu sormanın zamanı geldi. Çünkü benliğimizi unutmadan, doğruyu savunarak harekete geçme vakti çoktan geçti bile. Toplumun halının altına süpürdüğü sorunları gün yüzüne çıkarmalı ve hep birlikte çözüm üretmeliyiz.


Aksi takdirde, kendi ellerimizle kıyameti çağırıyoruz.


Unutmayalım, tarih korkakları değil; harekete geçenleri yazar!


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

8 Mart Dünya Kadınlar Günümüz...🎗🖤

YENİ BİR SEN...