İÇİMDEKİ SEN
Bazen birine ya da bir şeye öyle derinden bağlanırız ki, hayat bize sevmeyi, onsuz olamamayı öğretir. Sevgi, kusurları görmezden gelir; yokluğunda özlemle arar, varlığında içimizdeki çocuğun sevincini yaşarız. O duygu, bazen aşk, bazen tutku, bazen de bir çocuğun neşesi kadar saf ve samimidir. Ne olursa olsun, o duygu bizim temelimizi oluşturur.
Ona sonsuz bir güven duyarız, inanırız. Her şeyin üstesinden geleceğine dair içimizde bir ışık yanar. Onu hedeflerine giden yolda destekleriz, yanından ayrılmayı aklımızın ucundan bile geçiremeyiz. Çünkü o duygu bizi bir mıknatıs gibi çeker; bağlılık, sadakat, koruma hissiyle sarar.
Hayaller kurarız, kendimizi onunla beraber bir gelecekte hayal ederiz. Sevgiyle, tutkuyla, sabırla bağlı kalırız. Ama o his, yalnızca karşımızdakiyle ilgili değildir. Aslında tüm bunlar, içimizde saklanan, masumiyetini asla kaybetmeyen bir parçamızdan, içimizdeki çocuktan gelir.
Ve işte tam burada fark ederiz: Bu bağ, bu güven, bu sevgi... Hepsi aslında kendimize olan bir yansıma. O "öteki" dediğimiz kişi ya da duygu, sadece bir aynadır. Günün sonunda sevdiğimiz, bağlandığımız, koruduğumuz kişi, içimizdeki bizden başkası değildir.
Kendi hayallerimizi büyütmek, kendi gücümüze inanmak, kendi varlığımıza saygı duymak... İşte gerçek bağlılık budur. Başkalarının sevgisi kırıp dökse de, en derin yaraları açsa da, günün sonunda iyileşmek için yine kendimize döneriz. Çünkü içimizdeki çocuk, en saf haliyle hep oradadır.
Sevgiyi dışarıda ararken, aslında hep kendi içimize yolculuk yaparız. Ve fark ederiz ki, sevginin en güzeli, en sadık olanı, kendi kendimize duyduğumuz sevgidir. Kendi ışığımızı, kendi içimizdeki "sen"i bulduğumuzda, asıl özgürlüğü ve mutluluğu yakalarız.
Bu yazıyı okurken belki aşkı düşündünüz, belki tutkuyu. Ama unutmamalıyız ki, günün sonunda hepimizin sevmesi gereken en önemli kişi yine kendimiziz. Kendine aşık olmak, kendine saygı duymak, gerçek sevginin başladığı yerdir.
İçimizdeki o çocuğu asla unutmayalım. Çünkü o, hepimizin en güçlü bağıdır.
Bugünü de bir şiirle sonlandıralım;
İçimdeki Çocuk
Derinlerde bir yerde, sessizce durur,
Ne zaman unutsam, fısıldar ruhumdur.
Bir sevgi, bir bağ, bir özlem gibi,
Ama aslında hep bendim, hep benimdi.
Yollar aşındırır, yüzler değişir,
Yüreğimde hep bir çocuk yeşerir.
Birine güvenmek, onunla düşlemek,
Ama asıl beni bana sevdirmek.
Aşk mı bu, tutku mu, yoksa bir rüya,
Küçük bir çocuğun hayali dünya.
Fark ederim sonunda, her bağ bir iz,
Sevdiğim kişi aslında kendimmiş.
Hatalar içinde, eksikler dolu,
Ama yine de güzel, yine de doğru.
Kırılır kalbim, bazen çok yorulur,
Ama içimdeki çocuk hep doğrulur.
O saf gülüşüyle beni sarar,
Yaralarım üzerine umutlar arar.
Kendime bakarım, aynada bir ben,
Sevginin kaynağı, içimde gizlenmiş sen.
Günün sonunda aşık olmalı insan,
Ne başkasına, ne bir hayale, yanılmadan.
Kendine dönüp de ellerini tutmalı,
İçindeki çocuğa sımsıkı sarılmalı.
Yorumlar
Yorum Gönder