BİR VARMIŞ, BİR YOKMUŞ: BÜYÜMENİN AĞIR YÜKÜ

 Küçükken her masal "Bir varmış, bir yokmuş" diye başlardı. O zamanlar dünya daha masumdu, insanlar daha temizdi. Çocuk aklımızla her şeyin güzel olduğuna inanırdık. Oyunlar oynar, merak ettiğimiz şeyleri keşfetmeye çalışırdık. Kiminin çocukluğu uzun sürdü, kimisi ise hayata erken atılmak zorunda kaldı. Ama bazıları... İçindeki çocuğu hiç kaybetmek istemedi.


Keşke herkes içindeki çocuğu koruyabilseydi. Onu saklayıp, büyütebilseydi. Belki o zaman dünya bu kadar acımasız olmazdı. Belki o zaman ne nefret olurdu ne de canilik…


Ama büyüdük. Zamanla her şeyi öğrendik. Kötüyü de, iyiyi de. Ve ne zaman bu kadar vahşi bir toplum olduk, işte bunu kimse bilmiyor. O masumiyet dolu çocukluk günleri geride kaldı. Bir zamanlar ellerimiz çamura bulanırdı, şimdi ise başka insanların kanına… Bir zamanlar düştüğümüzde sadece dizimiz kanardı, şimdi ise kalbimiz…


Ne zaman bencil olduk? Ne zaman sevgiyi unuttuk?

Bize ne oldu?


Belki de bu soruların cevabı çoktan yok olmaya başladı. Çünkü biz, büyüdükçe eksildik. Masumiyetimizi, sevgimizi, anlayışımızı kaybettik. Çocukken kurduğumuz hayallerin yerini hırs ve öfke aldı. Ve şimdi, iç sesimiz bile artık bize kendimizi değil, başkalarının düşüncelerini anlatıyor.


Keşke hiç büyümeseydik…



---


İçimizdeki Çocuk


Bir varmış, bir yokmuş, zaman çok değişmiş,

Bir çocuk varmış içimizde, ama sessizleşmiş.

Elleriyle çamurdan hayaller yapan,

Şimdi o eller, yaralar açan...


Dizlerimiz kanardı, geçerdi zamanla,

Şimdi kalpler kanıyor, kalıyor hatıra.

Ne oldu bize, nasıl kaybolduk?

Hangi an büyüdük de bu kadar soğuduk?


İçimizde bir çocuk var, belki hâlâ uyur,

Uyandır onu, yoksa dünya daha da kaybolur.

Bir varmış, bir yokmuş, masallar böyle başlar,

Ama unutma! İçindeki çocuk, hâlâ yaşar…



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

TARİHİMİZ KORKAKLARI YAZMAZ

8 Mart Dünya Kadınlar Günümüz...🎗🖤

YENİ BİR SEN...